Ekonomist

28/9/2006 - İkinci Dalga

Kategori: Global Ekonomi

Geçen hafta başladığımız IMF yıllık toplantıları ve IMF Yıllık Görünüm Raporu değerlendirmesine bu hafta devam ediyoruz. IMF artık kriz yöneticiliğini bir kenara bırakıp uzun vadeli finansal dengeyi sağlama adına bir rol üstlenmesi gerektiği konusunu kısaca tartışmıştık. Başkan Rato da bu konuda kamuoyundan destek toplama çabasındaydı son toplantıda. Bu yazımızdan beş gün sonra Newsweek`de makroekonominin duayenlerinden Kenneth Rogoff aynı konuyu tartışmaya açtı ve fikri desteklediğini belirttikten sonra en önemli çekincenin fonun yapısı olduğunu açıkça ortaya koydu.

 

Nasıl bir yapı bu herkesin kafasını karıştıran. Şöyle ki IMF fonunda oy hakkı büyük oranda Avrupa ve Amerika`nın egemenliğinde. İkinci Dünya Savaşı`nın ardından kurulan IMF artık temsil gücü noktasında sıkıntılar yaşıyor. Zira bugünlerde dünya ticaret hacminin yüzde 40`dan fazlası Uzak Doğu ülkelerinin elinde. Oysa bu ülkelerin IMF`de söz hakkı ve kotası çok az. Örnek olarak Çin`i ele alalım. Dünya gelirinin yüzde 15`ini üreten Çin`in IMF kotası sadece yüzde 2.9. Günümüz dünyasında Avrupa ve Amerika`nın çoğunluğu kontrol etmesi daha baştan IMF`e yüklenecek yeni ödevin başarısını imkansız kılıyor. Kur politikaları eleştirilen Çin`in IMF ile bir mutakabata varması için elinde hiçbir olumlu gerekçe yok. Dolayısıyla bu yapı değişmeden IMFin yeniden yapılandırılması zor iş. Bu yılki toplantıdaki değişiklikler de isteklere cevap niteliğinde değil. Adeta sus payı gibi...

 

Bu konuyu fazla uzatmadan bu hafta tartışmak istediğim IMF değerlendirmelerinden kısaca söz edeyim. İlk kez bu ayki raporda IMF küresel durgunluk sinyallerinin olduğunu teyit etti. Mayıstaki türbülansın ardından bu sonbaharda ikinci bir dalgayla karşı karşıya kalabileceğimiz uyarısında bulundular. Geçen yıldan beri yazılarımızı sıkı takip eden okurlar bu tahminlerimizi IMF`in rağmına biz böyle düşünüyoruz diyerek ortaya koyduğumuzu hatırlarlar.

 

28 Eylül Perşembe sabahı açıklanan ikinci üç aylık ABD büyüme rakamları da bunu teyit etti. Yüzde 2.6 olarak açıklanan bu değer durgunluğun ilk işareti olarak algılanabilir. FED geçen hafta yaptığı toplantısında faizleri 5.25 seviyesinde tutarken kafasının çok karışık olduğu sinyallerini de vermekten çekinmedi. Durgunluk uyarısının yanında faiz artırımlarının devam edip etmeyeceği konusunda en kücük bir sinyal bile vermedi. Piyasaların kafası da iyice karıştı. Gelişmekte olan piyasalarda ve özellikle Türkiye`de borsada bir günde yüzde 4`lere varan düşüşleri görmemizin arkasında yatan ana neden de bu olsa gerek.

 

IMF, raporunda emtia fiyatlarındaki artışlar petrol fiyatlarının uçuşa geçmesi küresel dengesizliklerin artmaya devam etmesi gibi risklere oldukça fazla vurgu yaptı. Bu risklerin başarılı politikalarla kontrol edilebildiğini ancak önümüzdeki dönemde çok daha ciddi tedbirlerle bu konuya eğilinilmesi gerektiği üzerinde durdu.

 

Son günlerde yeni petrol yataklarının bulunması ve bununla birlikte mevsim şartlarının çok iyi seyretmesi petrol baril fiyatını 60 dolarlara kadar çekse de önümüzdeki kış yeni hareketlenmeler görebiliriz. Bu yüzde 25`lik azalma  şimdilik piyasaları rahatlattı ve dünya borsalarını yukarı çekti. Hatta DOW 2001 yılında gördüğü en yüksek değerini perşembe sabahı yukarı geçti.

 

Burada kendi içimde yaşadığım bir açmazı da sizlerle paylaşayım. İkinci dalga beklentilerinin ayyuka çıktığı, büyüme rakamlarının düştüğü hatta bu nedenlerle FED faiz artırmayı bıraktığı bir dönemde Amerikan borsasının rekorlarını egale ediyor olması anlaşılır değil. Kısa vadede oldukça önemli bir düzeltme olmalı. Bu spekülatif hareketin bir açıklamasını ben yapamıyorum. Peki ya siz?...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

Global Ekonomi degerlendirmeleri, Turkiye ekonomisi konulu yazilar ve yorumlarimiz burada yer alacak..... Selçuk Hakan

Duzgun Gorunum

Sayfadaki Turkce karakterleri eger ilk yuklemede goremiyorsaniz sayfayi "refresh" yapiniz. Problem duzelecektir.

Basinda Ekonomist

Ugur Gurses 20 Kasim 2006

Son Yazılar

Krizden Çıkış Stratejisi 2
Krizden Cikis Stratejileri
Aslinda Turkiye Buyuyor!!!
Amerikan Otomotiv Sektörü’nü Kurtarma Planları
Amerika'da Ne Oldu? Ne Olabilir?
Bu Kez Roubini Hakli CIkti!!!
Hep Ayni Hata
Son Donemin Analitik Degerlendirmesi
Askerlik Bitti
Yorumsuz Okuyucu Yorumu

Linkler

Ana Sayfa
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta



Listed on BlogShares

Enter your Email


Powered by FeedBlitz
Technorati Profile


Google PageRank™ - Post your PR with MyGooglePageRank.com